Günümüz iş dünyası yavaş yavaş gençleşmeye ve yeniliklere karşı daha açık bir hale gelmeye başlıyor. Bu gençleşme saha ekiplerinin sayısını artırıyor. Şu anki kuşağın, önceki kuşaklardan farkı kendinden daha emin, kendini ifade edebilen, liberal ve değişime açık olmasıdır. Bireyler kendilerini teknoloji ile donattıkça daha başarılı ve haliyle de daha yüksek beklentilere giriyor. Bu benzersiz nesli başarıya teşvik etmek ve potansiyellerini tam anlamıyla kullanabilmek içinse yeni bir yönetim tarzı gerekiyor. Bu sebeple saha ekibi olan yöneticiler, saha ekiplerini yalnız bırakmamalıdır.

1. Onları gerçekten neyin yönettiğini bulun.

Yeni nesil insanlar genellikle idealisttir. Ve çoğunlukla ne kadar para kazandıklarından çok sosyal etki veya kişisel tatmin üzerine odaklanırlar. Ayrıca yaşam süresi arttığı için evlilik ve çocuk yetiştirmeyi ertelerler. Sonuç olarak, iş hayat dengesi veya topluluk katkısı finansal olarak daha fazla etkilemektedir.

2. Müşterilerin bakış açılarını görmelerinde onlara yardımcı olun.

Satış görevlileri eskiden müşterilere satmak için anlaşmalı ve onlara bağlanmalıydı. Satış ekibinize, 55 yaşındaki kişilerin ve 27 yaşındaki kişilerle aynı görünüm veya beklentide olmayacağını öğretin. Müşterilerinizin istekleri ve beklentileri doğrultusunda onlara uygun stratejiler oluşturmaları için teşvik edin. Eğer bir başka nesli anlamakta zorlanıyorlarsa onların tarafından satışları kapatmaları çok da olası olmayacaktır.

3. Eğitin daima daha çok eğitin.

Elemanlarınız işlerin giriş seviyesi için fazla eğitim görmüş olabilir, ancak yine de onlara kapsamlı bir eğitim vermelisiniz. (Bir sonraki seviyelere hazırlayabilmek için. Yeni işe kapsamlı eğitimler sunarak, en iyi yeteneği kuruluşunuza çekebilirsiniz. Ayrıca öğretilen stratejileri ve teknikler sizin için uygulayacaktır. Elemanlarınıza ne kadar çok eğitim verirseniz, o kadar etkili olacaklardır.

4. Ne zaman ne yaptıklarına odaklanın.

Hafta içi 9 ile 5 çalışma fikri yıllardır süregelmiş bir alışkanlıktır. Ancak teknolojinin gelişmesiyle birlikte herkesin ofisi artık cebine sığmış durumdadır. Elemanlarınızın öğle saatlerinde spor salonuna gitmeleri sıkı çalışmadığı anlamına gelmez. Bir başka düşünce yapısında da yapmaları gereken şeyleri bitirmek için işyerinde kalabilirler.

Birçok organizasyon, satış görevlilerinin belirli saatlerde çalışmasını istemekle ilgili mücadele veriyor. Bu, verimlilik için gereksiz ve zararlıdır. Elemanlar işverenlerinin iş hayatı dengesi için bir değerden yoksun olduklarını düşünürlerse, moralleri düşebilir ve diğer iş olanaklarını da göz önüne alabilirler.

Bu nedenle katı bir çalışma programı belirlemek yerine satış ekibinize belirli günlük ya da haftalık satış etkinliği hedeflerini verin; belirli sayıda görüşme, toplantı hazırlama ya da etkinliklere katılma vb. Sonra onlara en üretken olmasını sağlayan programa göre çalışmalarına izin verin.

5. Onlara çok fazla geri bildirim verin.

Elemanlarınız, başarılı bir iş çıkarıp çıkarmadıklarını yani onlar hakkında ne düşündüğünüzü bilmek isterler. Bu onlar için müthiş bir motivasyon kaynağı olabilir. Aldıkları geri bildirimler sonunda iş başarısı konusunda yüksek hedefler gösterir ve daha başarılı, daha hızlı çalışabilirler.

6. Başarı için beklentilerini belirleyin.

İnsanlar artık hızlı sonuçlar arıyor ve çabucak sıkılma ihtimalleri var. İşyerinde bunun anlamı iş atlamalı olarak bilinir. Beklentileri zamanında karşılanmazsa onlarda işlerde savma yapabilirler. Bunu olumsuz olarak görmek yerine, bu zihniyetin işletmenize bir varlık olabileceğini düşünün. Satış elemanları her yeni işe coşku ve yüksek umutlarla başlarlar. İş beklentilerini şekillendirmelerine yardımcı olursanız yeteneklerini daha tutarlı bir şekilde koruyabilirsiniz. Satış elemanlarınız için erkenden gerçekçi beklentiler belirleyin.

7. Yardımlarını isteyin.

Yeni nesil elemanların en iyi özelliklerinden biri, işbirlikçi, takım odaklı işçiler oluşlarıdır. Bu, işyerinde başkalarına yardım etmek isteyecekleri anlamına gelir. Belirli alanlarda üstün becerileri gösterdikten sonra onları başkalarını eğitmeye davet edin.

Yazıyı paylaş:

GÖRÜŞLERİNİZİ PAYLAŞIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir